Deneyimlerinizi kişiselleştirmek amacıyla KVKK uyarınca kullanılan çerezleri, internet sitemizi kullanarak kabul etmiş sayılırsınız. Daha fazla bilgi için Veri ve Çerez Politikasını ziyaret edebilirsiniz.

HABERLER

"Teknoloji Odaklı Büyümek"

Bloomberg Businessweek Türkiye Dergisi / Haziran 2022

Faaliyet gösterdiği her alanda teknoloji odaklı çözümler üreten Açık Holding hem Türkiye’de hem de yurt dışındaki gelişmiş pazarlarda büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.

Katma değerli endüstriyel üretim Türkiye’nin en önemli eksiklerinden ve mutlaka geliştirmesi gereken bir alan. Teknoloji ve inovasyonun merkezde olduğu birçok sektörde katma değerli üretimin artması ve ihraç edilmesi ise Türkiye ekonomisinin sınıf atlamasını sağlayacak. Teknoloji odaklı altı ana sektörde faaliyet gösteren Açık Holding de bu hedef doğrultusunda büyümesini sürdürüyor. Telekomünikasyon ve bilişim teknolojileri, havacılık ve savunma, sanayii, inşaat, operasyonel teknolojiler, sağlık ve turizm alanlarında hem Türkiye hem de yurt dışı odaklı yatırımlara odaklanan Açık Holding’in büyüme stratejisini ve hedeflerini Yönetim Kurulu Başkanı Yüksel Açık ile konuştuk.

Açık Holding’in Mikrolink şirketiyle telekomünikasyon tarafında başlayan bir yolculuğu var. O günden bugüne kadar olan holdingleşme sürecini anlatabilir misiniz?
2000 yılında Mikrolink’in baz istasyonlarını kiralama işine girmesiyle başlayan hikayemiz, daha sonra bu istasyonların kurulumunu yapmaya dönüştü. Sektörde yaptığımız işin kalitesiyle hızla fark edildik ve 10 yıl gibi kısa bir sürede telekom altyapısında sistem entegratörü olan ve bu alanda Türkiye’deki tüm GSM operatörleriyle çalışan bir şirket haline geldik. Yine bu dönemde telekomu ve bilişim teknolojilerini merkeze koyan büyüme stratejimizi hayata geçirmeye başladık ve farklı sektörlere giriş yaparak holdingleşme sürecine girdik. Açık Holding’in temeline yenilikçi teknolojileri ve yaratıcı sistemlerle şekillendirdiği bir ekosistemi yerleştirdik. Bugün telekomünikasyon ve bilişim teknolojileri, havacılık ve savunma sanayii, inşaat, operasyonel teknolojiler, sağlık ve turizm alanlarında faaliyet gösteren uluslararası bir yapı olarak büyümemizi sürdürüyoruz. Bu altı ana alanda derinleşmeye devam etmeyi planlıyoruz.

Bugün Holding cirosunun ne kadarı telekomünikasyon ve diğer alanlardan geliyor?
İlk girdiğimiz telekomünikasyon ve bilişim sektörü en çok büyüdüğümüz alan olarak ciromuzun yüzde 40’ını oluşturuyor. Savunma sanayii ve havacılık yüzde 25, inşaat ve operasyonel teknolojiler tarafı ise ciromuzun yüzde 25’ini oluşturuyor. Geri kalan yüzde 10’luk kısım ise yeni girdiğimiz sağlık teknolojileri ve turizmden geliyor.

İhracat yapan ve yurt dışında da operasyonlarını sürdüren bir holdingsiniz. Gelirinizin ne kadarını yurt dışı faaliyetler oluşturuyor? Açık Holding’in tüm şirketleri insan odaklı, geleceği iyileştirecek çözümler üretiyor ve bu vizyondaki çalışmalarımızı dünyanın hizmetine sunuyoruz. Ülkemizde gerçekleştirdiğimiz bütün faaliyetleri dünyanın her yerinde uygulayabilen bir konumdayız ve yaptığımız işlerle de mevcut gelirimizin yüzde 26’sını yurt dışından elde ediyoruz.

Önümüzdeki dört yıl boyunca yapacağımız atılımlar ve projelerle de bu oranı yüzde 70’e çıkarmayı, aynı dönemde ciromuzu da 1 milyar dolara ulaştırmayı hedefliyoruz.

Cironuzun büyük kısmını oluşturan telekomünikasyon sektöründeki hedefleriniz nedir?
Telekomünikasyon sektöründeki şirketimiz Mikrolink’le bir şirketten 22 şirkete dönüştük ve burayı holdingin ana damarlarından biri olacak şekilde konumlayarak etrafında büyüdük. Sektörde ilk ve öncelikli hedefimiz bugüne kadar çok önemli bir yol kat ederek devam ettiğimiz global sistem entegratörlüğünde büyümeyi sürdürmek.

Bu alanda verdiğimiz uçtan uca hizmetle mevcutta büyük fark yaratıyor ve bir operatörün, bir haberleşme sisteminin veya bir şirketin mühendislikten malzeme teminine, projelendirmesinden bakım işlerine ve kesintisiz hizmetin sürmesi için gerekli donanımın sağlanmasına kadar tüm işlemlerini yapabilen tek şirket olarak sistem entegratörlüğü yapıyoruz. Bu alandaki tüm bu çalışmaları özellikle ABD, Almanya, İngiltere gibi regüle pazarlarda da gerçekleştirmeye devam ederek büyümeyi hedefliyoruz.

Şu anda bu pazarlarda durumunuz nedir?
Yaklaşık beş yıldır İngiltere pazarında bilfiil faaliyet gösteriyor ve burada ülkenin en büyük şirketlerine hizmet veren şirket olarak yolumuza devam ediyoruz. Geçtiğimiz yıl itibariyla faaliyetlerimize yeni bir kıta ekleyerek ABD’de çalışmaya başladık ve burada 25 milyon dolar seviyesindeyiz. Önümüzdeki dönemde bu rakamı 350-400 milyon dolar seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz.

Tecrübemiz, mühendislik yeteneklerimiz ve altyapımızla ülkemizde yaptığımız her işi dünyanın dört bir yanında aynı kalite ve standartta yapabileceğimize inanıyorum.

Hızlı bir büyümeden bahsediyorsunuz. Bunu gerçekleştirirken farkınız ne olacak?
Gerek ABD gerekse Avrupa’ya baktığımızda bahsettiğim tüm bu hizmetleri, tek çatı altında verebilen başka bir şirket yok. Biz bu pazarlardaki büyük talebi gördük ve potansiyelimizin bu ihtiyacı karşılayabileceğine inanarak girdik. Nitekim yanılmadık ve Avrupa’nın en büyük pazarlarından biri olan İngiltere’de Vodafone’un In Building Solution (IBS) denilen bina içi kapsama çözümleri projesini aldık.

Şu an İngiltere’deki büyük alışveriş merkezleri, oteller, tüneller, sağlık merkezleri gibi yerlerde, network sistemlerinin ve Wi-Fi yüklü cep telefonlarının sağlıklı çalışması, kesintisiz iletişim sağlanması için gerekli istasyonları kuruyoruz. Burada tercih edilirken fark yarattığımız alan, proje, montaj ve uygulama da dahil tüm faaliyetleri tek çatı altında sunarak anahtar teslim çalışmak oldu. Anahtar teslim işlerimiz ve güçlü referanslarımızla bu pazarlarda büyümemiz sürecek.

ABD’de mevcut cironun 10 katından fazla bir hedefiniz var. Bu hedefi gerçekleştirme noktasında şirket satın alma gibi bir planınız da var mı?
Tabii, geçtiğimiz yıl Kaliforniya’da telekomünikasyon ekipmanları üreten bir şirketin yüzde 50’sini satın almıştık. Orası bugün 20 milyon dolar cirosu olan bir şirket ve 2023 yılında cironun 50 milyon dolara çıkmasını bekliyoruz. Bu ay itibariyla şirketin geri kalan yüzde 50’sini de satın aldık ve Shaxon’ı bünyemize kattık. ABD’de 44 yıldır faaliyet gösteren Shaxon, büyüme hedeflerimizi gerçekleştirirken epey katkı sağlayacak. Ayrıca ABD’deki yapılanmamızı da sürdürüyor ve yakın zamanda Teksas’ta Mikrolink USA’i kuruyoruz.

Peki halka açılma gibi bir hedefiniz var mı?
Halka açılmaya ilk attığımız adımdan başlayacağız ve Mikrolink’i 2024 yılında borsaya açmayı planlıyoruz. Bu planımız dahilinde çalışmalara başladık ve Türkiye, İngiltere, ABD ve Almanya pazarındaki hedeflerimizin gidişatına göre ülke seçimimizi yapacağız. Mikrolink’in yurt dışı yapılanması da en az Türkiye’deki kadar büyüdüğü için burada en yüksek geliri hangi ülkeden elde ettiğimize bakıp ona göre rotamızı çizeceğiz.

Bir diğer büyüme alanınız ise savunma sanayii ve havacılık. Özellikle burada kompozit ekipman ve parçalar tarafında işler yapıyorsunuz. Bu tarafta işler nasıl gidiyor?
Her sektöre girerken mevcutta yapılan işlerle ilgili bir seçenek olmaya değil, nasıl fark yaratabileceğimize odaklanıyoruz. Havacılık ve savunma sanayii sektörüne girişimiz de “Askerlerimiz ne giyiyor?” sorusuyla başladı ve burada bizim nasıl fark yaratabileceğimizi keşfetmemizle devam etti. Sonrasında kompozit malzeme teknolojilerine yatırım yapmaya karar verdik. Kompozit gövde ve parça üretimine başladık. Sivil havacılık tarafında Sikorsky, Airbus ve TAI ile çalışıyor ve bazı SİHA, İHA gövdelerinin kompozit aksamlarını da üretiyoruz. Hava, kara ve deniz araçlarının çelikten yapılan bazı parçalarını kompozitten üreterek daha hafif ve kullanışlı hale getirdik. Havacılık ve savunma sanayii sektöründe de diğer sektörlerde olduğu gibi derinleştik ve ürün gamımızı genişlettik. Balistik zırh tarafında epey uzmanlaştık. Hem araç platformunda hem de kişisel koruyucu olarak kullanılan askeri zırhları üretiyor, yurt içi ve yurt dışında birçok askeri koruyoruz.

Ayrıca başta ülkemiz olmak üzere 19 NATO ülkesi için de üst segment kompozit kask üretiyor ve neredeyse NATO ordularının tamamına gönderiyoruz. Dünyada kask ve kurşun geçirmez yelek alanında, hatta özellikle kask alanında ilk üç şirket arasındayız.

Holding yapısında Serban İnşaat da bulunuyor. Ama bu konut ya da altyapı işiyle uğraşan bir şirket değil galiba?
Aslında Serban High Tech Construction diye ifade ettiğimiz Serban İnşaat, ileri teknolojili inşaat ve taahhüt işleri yapıyor. Kritik tesis dediğimiz yüksek önem arz eden yapıları inşa ediyoruz. Bu kritik tesislerin en önemlisi şu anda dünyanın dört bir yanında hızla yükselen veri merkezleri ve biz veri merkezleri konusunda uzmanız. Bu alanda projelerinin bitirilmesinden tutun da inşaatın yapılması, iç elektrik, mekanik ürünlerinin satın alınması, kurgulanması, otomasyon sistemlerinin yapılması, işletmeye verilmesi ve bakım-arıza hizmetlerine kadar tüm süreçleri tek çatı altında yapıyor ve anahtar teslim hizmet veriyoruz. Bu gibi büyük ve hata oranın en minimum seviyede olması gereken projelerde her işi tek şirket üzerinden yapabilmek zaman ve maliyet açısından büyük avantaj.

Açık Holding bünyesinde Boreas adında bir iklimlendirme şirketi de var ve bu da satın alma yaparak bünyenize kattığınız şirketlerden biri. Bu satın almayı yaparken hedefiniz neydi?
Bir iklimlendirme şirketi olarak faaliyet gösteren Boreas, klima santrali, havalandırma üniteleri üretirdi. Şimdi de üretmeye devam ediyor ancak biz Boreas’ın mevcut işlerine dokunmadan etki alanını genişlettik ve ismiyle beraber kendisini de dönüştürdük. Boreas’ın ismini Boreas Teknoloji olarak değiştirdik ve bir teknoloji şirketi haline getirdik.

Yaptığımız her işi birbirine entegre olacak şekilde yapılandırıyoruz. Veri merkezi gibi 7/24 çalışan ve kontrol altında tutulması gereken yapılar için soğutma sistemindeki teknoloji çok önemli. Burada da ihtiyaca yönelik Ar-Ge ve Ür-Ge çalışmaları yaparak ürünlerimizi çeşitlendiriyoruz. Burada en önemli referansımız Turkcell’in veri merkezlerine sunduğumuz ürünler oldu. Ayrıca Ziraat Bankası, Cumhurbaşkanlığı Veri Merkezi, Türk Telekom, Vodafone gibi operatörlerin ve kamuyla ilgili veri merkezlerinin soğutma sistemini Boreas Teknoloji’yle sağlıyoruz. Bu faaliyetleri sınırların ötesine taşıyarak ABD’de de büyütebilmek için görüşmelerimizi sürdürüyoruz.

Son olarak sağlık ve turizm alanında yaptığınız yeni yatırımınızı da sormak isterim. Bu tarafta nasıl hedefiniz var?
Turizm sektöründe dünya standartlarında bir otel konseptiyle DoubleTree by Hilton Çanakkale’yi inşa ettik ve işletmesini de yapacağız. Otelimiz için son hazırlıklarımızı tamamlamak üzereyiz ve yakın zamanda açılışını yapacağız. Ayrıca İstanbul’da şehir turizminin merkezi olan Sultanahmet’te de bir otel projesine başladık ve bu projemizi de 2023 yılı içerisinde tamamlamayı planlıyoruz. Sağlık sektöründe de teknoloji odaklı misyonumuzu yansıttık ve her zamanki gibi fark yaratmayı hedefledik. Sağlık sektöründe hastalığa değil, sağlığa ve sağlıklı olma halinin sürdürülebilirliğine odaklandık ve Ulus’taki kliniğimiz Infinity Regenerative Clinic’te sağlık yönetimi üzerine hizmet vermeye başladık.

Bu alanda bir hastane değiliz ve hastane olmak gibi bir amacımız da yok. Burada teknolojiyi kullanarak insanın hasta olmasını engelleyici tedavi ve çözümler sunuyor, sağlıklı yaşamın devamı için tıbbi kontroller yapıyoruz. Dünyada bu alanda çok az klinik var ve Türkiye’de tekiz.